Takside unutunca üzülmeyeceğiniz şeyler…

01/24/2012

Sigara muhabbeti!

Filed under: Gündelik şeyler — yalcinonur @ 00:14

-Ekrem… Başkası var di mi?

-Hayatım nereden çıkarıyorsun, bunda büyütecek bir şey yok!

-Evet haklısın, ben de bulamadım büyütecek bir şey! Tık yok resmen!

-Oha Serpil, ayıp bu senin yaptığın!

-Yanılıyorsun, yapmak istediğim ayıp bir şeylerdi ama normalini bile yapamadık!

-Ya her zaman olan bir şey değil bu biliyorsun!

-Aha bak onda da haklısın, haftada bir zor yapıyoruz zaten onda da sen bi başlayamadın!

-Ya yorgunum stresliyim ne bileyim işte!

-Sen beni sevmiyorsun!

-Hayatım nasıl sevmem. Geçen perşembe nasıl yaptık hatırlasana, seni sevmesem öyle seks yapabilir miydim tam 4 saat!

-O gün…

-Evet o gün, muhteşemdi…

-Uhmmm… O gün sana yaptığım kek var ya…

-Evet… Hani senin hiç yemediğin…

-Ben onun içine ilaç koymuştum!

-Nasıl yani ne ilacı…

-Ay anla işte be mavi olanlardan…

-Serpil sen deli misin? Ben geçen sene kalp spazmı geçirdim ya bir şey olsaydı!

-Yok merak etme gençsin daha, hem kalp ilaçlarından da koymuştum üç beş tane!

-Oha Serpil.. Alt tarafı bir seks yapmadım diye…

-Alt tarafın bir se…

-Ya yeter bu konudaki bütün kelime oyunlarını kullanmana gerek yok…

-Peki sustum…

-Çok güzel sonunda…

-Nasıl peki, o benden daha mı genç, daha mı güzel? Daha mı seksi, daha mı ateşli? Sarışın mı? Kesin sarışındır! Hatta gerçek sarışındır. Gerzek sarışındır hatta. Gerizekalılar mı tahrik ediyor seni? Benim çok akıllı olmam mı problem? Yeni müdür olduğum için ezildin mi altımda? Daha ezik bir tip mi arıyorsun? Ben çok mu karizmatik geldim sana? Benden daha kötülerine mi layık olduğunu düşünüyorsun? İstersen ben de saçımı sarıya boyatırım… Gerçek sarışın gibi gerzek olamam belki ama biraz daha az zeki görünmeye çalışırım… İstersen yemek yapmayı da beceremiyormuş gibi yaparım, hem daha iyi işte her akşam dışarıda yeriz, dışarı çıktığımızda da senin daha fazla sarışın görme şansın olur. Benden gizli gizli onlara bakarsın. Ben de ölürüm inşallah, böylece sen istediğin kadar sarışın toplarsın çevrene. Hatta ilk önce sizin şirketteki o herkese yılışan sekreteri alırsın ekibine. Sonra o kuru temizlemecide konuşurken sesini incelttiğin kızı alırsın. Sonra bir de geçen gün Turkcell’den arayan ve senin yirmi dakika konuştuğun o güzel sesli kızı alırsın. Neydi o, Pelin mi, Selin mi ne öyle bi şey. Yüzünü görmedim tabii ama sesi de zaten sarışın gibi geliyordu. Sen de bayıldın zaten, 5 kere tarifeni değiştirdin. Haaaa bak unutmadan bir de o eski sevgilin var tabii… O da sarışın işte… Tuğçe… Tam eski sevgili ismi zaten… Tuğçe… Ne kadar Tuğçe tanısam hepsi birinin eski sevgilisi. Sevgilisi yeni olan Tuğçe yok zaten piyasada. Onu da alırsın işte sarışınlardan kurulu bir harem kurarsın kendine. Muhteşem olur. Muhteşem yüzyıl olur hatta. Dinliyor musun sen beni? Aaaa uyumuş gerizekalı… Ben bu halde iken sen uyu. Aferim! Bravo! Uyu tabii uyu… Uyu da bir an önce o sarışınları gör rüyanda. Ama bak ben sana söyleyeyim, ancak rüyanda görürsün. Ölsem boşamayacağım seni. Yıllarca sürünürüm, seni de süründürürüm ama boşamam. Ayy sahiden uyumuş. Neyse, bu konuşma burada bitmez. Sabaha görüşeceğiz seninle…


Share

01/17/2012

DÂHİ ANLAMINDAKİ DE…

Filed under: Gündelik şeyler — yalcinonur @ 13:25

Dahi anlamındaki DE’leri anlamak kolay değildir. Nerede, ne zaman ayrı veya birleşik yazacağımızı genelde karıştırırız. Ama asıl bir de dâhi anlamında DE’ler ve onları dâhiyane şekilde kullananlar vardır. İşte bunlardan birkaçı:

İSTİFA-DE:

Sittin senedir kurtulamadığımız politikacılar tarafından sittin senedir çok büyük beceri ile kullanılmaktadır. Bu arkadaşlar genelde bir halt yerler, hatta bu öyle bir halt yerler ki Danimarka’da olsa istifa, Japonya’da olsa harakiri falan yapmaları gerekir. Fakat bunlar kıvrak zekaları ile olayı çok güzel çevirir, etmeleri gereken İSTİFA’nın sonuna dâhiyane bir şekilde bir “DE” ekleyip bulundukları mevkiden İSTİFA-DE etmeye devam ederler.  Sorun değil, nasılsa bir yemesini ve unutmasını çok iyi biliriz.

SÖZ-DE:

Bu DE’ye genellikle seçim dönemlerinde verilen SÖZ’lerin sonunda rastlanır. Zaten seçim döneminde tapudan demokrasiye, yoldan maaş zammına kadar her şeyin sözü verilir. Ama seçimden sonra yine o dahi kıvamındaki politikler ortaya çıkar, dâhiyane yöntemlerle gündemi değiştirip verdikleri SÖZ’ün sonuna dâhi anlamında yeni bir DE eklerler. Biz de kucağımıza aldığımız sözde demokrasi, sözde atama, sözde özgürlük ile kalırız.

AMA-DE:

“-Yetmez ama… “, “-AKP’li değilim ama…”,  “CHP’li değilim ama…”

Bunları kullananlara genelde gazete haberlerinin altındaki yorumlarda veya sohbetlerde rastlarız. Bu “ama” ile biten lafları söyleyenler mülayim, akılcı, samimi bir şekilde empati kurmaya çalışır gibi görünse de aslında AMA’nı arkasındaki “DE”yi bizden ustalıkla saklamakta olan emre AMA-DE tiplerdir. Yerseniz sizi kendi fikirlerine inandırmak için arka kapıdan girmeye çalışırlar. Yemezseniz “-Yetmez ama evetse niye bu kadar gezeteci içeride?”, “AKP’li değilsin ama nesin peki?”, “CHP’li değilsin ama bu korkak muhalefetin nesini savunuyorsun?” diye sorarsınız. Onlar da lafa yine “ama” diye başlar, sonra konuyu değiştirirler.

ABİ-DE:

Türkiye’de “abi” lafı çok geçer. Çoğu çocuk kavga etmeyi mahalledeki “abi”lerinden dayak yiyerek öğrenir. Yaşın büyüse de, makamın yükselse de arkanı kolladığını iddia ederek senden faydalanacak yüzlerce “abi” bulursun.  Yaşı giderek küçülen “çocuk”lar gazeteci öldürür, abim söyledi yaptım der. Sonra o abiler kimileri tarafından kahraman, kimileri tarafından katil ilan edilir. “Abi”liği o kadar büyür ki o da sonuna dâhiyane bir ek alıp ABİ-DE oluverir. Ama o koskocaman abideyi asıl bulması, sorular sorması gerekenler hep gözden kaçırır.

Share

06/07/2011

7 yaşında olsam başbakana oy verirdim!

Filed under: Gündelik şeyler — yalcinonur @ 12:05

“7 yaşında çocuklara oy kullandırsalar ben oyumu başbakana verirdim.
Ben Başbakanı çok seviyorum. O bana geçen gün goflet verdi. Gerçi benimki bozuk çıktı ama olsun. Arabasının bagajı goflet dolu. Babam onu kıskanıyor galiba, gofleti aldım diye bana çok kızdı. Neyse…
Ayrıca sanırım babam başbakanın arkadaşı, çünkü sanırım ailesini tanıyor babam onun, sürekli sülalesi ile ilgili bir şeyler söylüyor. Bazı kısımlarını kısık sesle söylüyor duyamıyorum ama sanırım iyi bişeyler.
Ayrıca başbakan çok meşhur biri. Bütün televizyonlarda çıkıyor, spikerler onu çok seviyor ve hep ne kadar güzel şeyler yaptıklarını söylüyor. Sokaklarda da hep başbakanın resimleri var.
Haa bi de başbakan çok eğlenceli, sokaktaki resimlerinden birinde uçaklar var. Ne yazdığını anlamadım abime sordum “Türkiye’nin uçağı geliyor!” yazıyormuş. Babam da yemek yemediğim zaman bana öyle yapar, “Baaaak uçak geliyor” der, ben kafamı çevirip ağzımı açınca kaşığı tıkar. Sanırım başbakan da bizlerle bu oyunu oynamak istiyor. Tam anlayamadım gerçi ama öyle işte.
Başbakan bi de çok kahraman. Bütün kötü adamları hapse atıyor. Sonra o kötü adamların arkadaşları sokaklarda bağırıyor ama neyse ki başbakanın robokop polisleri var hepsini dövüyor, üzerlerine saç spreyi sıkıyor.
Başbakanın arkadaşları da çok iyi insanlar. Ama bi tanesi çocuk gibi sürekli ağlıyor, adamı çok üzüyorlar sanırım. Ben artık büyüdüm o kadar ağlamıyorum ama o çok ağlıyor. Artık ağlamaz diyorum, sonra bakıyorum yine ağlıyor, önünü alamıyorlar yani o kadar çok ağlıyor. Niye ağlıyor bu adam ben onu da anlamıyorum. Babama soruyorum, niye ağlıyor bu adam diyorum, o da “Daha fazla o y almak için!” diyor. Peki o zaman ben ağlayınca bana niye istediğim oyuncakları almıyor babam. O ağlayınca oy alıyor, ben ağlayınca niye oyuncak alamıyorum. Yeteri kadar iyi ağlayamıyor muyum? Okula başlayınca bana daha iyi ağlamayı öğretecekler mi acaba? Ben bunu da anlamıyorum. Ben bi bok anlamıyorum aslında, çocuğum çünkü.
Ama olsun, ben başbakanı çok seviyorum, bana goflet verdi o. Bozuk çıktı ama olsun. Bana goflet verdi o.”

04/29/2010

Son sigara

Filed under: Öyküler — yalcinonur @ 16:58

Ahmet Bey “bu son sigaram” derken aslında sigarayı bırakmayı kastetmişti, 30 saniye sonra kendisine çarpacak olan çöp kamyonunu değil!

03/18/2010

Cool Köle

Filed under: Öyküler — yalcinonur @ 15:49

-Sevdiğim kadını kıskanmam, kıskandığım kadını severim ben!
-Ne saçmalıyon lan gene?
-Duruşum bu benim kadınlara karşı! Cool duruş!
-Yani bi hatunla birlikte isen kıskanmazsın, ama sokakta gördüğün ve kıskanabileceğini düşündüğün bi kadın sana çekici gelir mi demek bu?
-Yok tam öyle değil…
-Tam nasıl peki?
-Ne bileyim! Ama laf güzel oldu di mi? Havalı falan! (more…)

02/13/2010

Filed under: Gündelik şeyler — yalcinonur @ 18:54

Flashback’lere uyuz oluyorum. Hem filmlerde hem de çok içtiğim gecelerin sabahlarında!

Filed under: Gündelik şeyler — yalcinonur @ 17:41

Gerçek “Paranormal Activity” 521 lira asgari ücret alan bir adamın bu para ile 7 kişilik aileyi geçindirmesidir!

Algıda sıçıcılık

Filed under: Öyküler — yalcinonur @ 01:07

1. gün. Funda.

Muhsin diye bir adamla çıkacağımı söyleseler belki inanırdım. Ama ondan ayrıldığım gün evimin tam karşısında 3 yıldır boş olan dükkana Muhsin diye bir peynirci dükkanı açılacağını söyleseler hiç olmadık taraflarımla gülerdim. Ama şu an gülmeyi bırak, ağlamamak için zor tutuyorum kendimi şu salak Erzincan tulumlarına ve adı her ne ise saç gibi örülmüş ve hayatımda tatmadığım o peynirlere.Muhsin… Hem de peynirci… Kafam kadar da yazmış büyük harflerle… Şaka değil, gerçekten her harf kafam kadar büyük. Ki çoğu arkadaşım, hatta erkek arkadaşım bana kocakafa diye hitap ederdi. Kafamdan bile büyük bu harfler.

Götü göbeği birbirine karışmış, benimle birlikte olduğu 2 yıl içinde 8 kilo almış ve Facebook’tan bulduğu ilkokul aşkı için beni terk etmiş salak bir herif için peynirlere bakarak ağlıyorum şu an.

(more…)

01/21/2010

Filed under: Gündelik şeyler — yalcinonur @ 15:12

Taraf’ı al,Hürriyet’i al,Cumhuriyet’i al,Zaman’ı al; mikserde birbirine karıştırıp yeni 1 gazete haline getir;orada yazanların %40′ına inan!

01/11/2010

Filed under: Gündelik şeyler — yalcinonur @ 20:47

Jack Daniels ve Maltepe gibi olduk… Bir arada gitmiyoruz hiç…

Next Page »

Theme: Rubric. Blog at WordPress.com.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.